Kel bir adamın daha ölmeden badem gözlü yapıldığı hızlı ve yanıltıcı zamanlardı bunlar. Uygurların Rabia Kadir'i kadar erkek olan yok muydu içimizde ? Hiç mi kalmamıştı ? Hepsi 93 Harbi'nde, Balkan Savaşı'nda, Cihan Harbi'nde, İstiklal Mücadelesi'nde elimizden çıktı mı onların ? Ben buna inanmak istemiyorum. Fakat testlerimizden pozitif sonuçlar çıkmıyor. Bana Türklerden kurulu bir ordu verin size NATO'dan nasıl çıkılamayacağını göstereyim ! Mesela yani.
Ruhumuzun başına çuval geçirilmişti. Önümüzü göremiyorduk. Atlarımıza su vermek için yeni ülkeler aradığımız zamanlar çoktan bitmişti. Çoktan şimdilerde, 'besili atlar hazırlayın' emrinden sadece at yetiştirmeyi anlayan adamların yetiştirdiklerine küspe yetiştiremiyorduk. Hani bazen telefonunuzu açmayan birine kızar da telefonu duvarda parçalamak istersiniz ya, hah, işte öyle. Laf anlattığınız kişinin iletişim kanalına ulaşılamıyor. Betondan binalar insanların kafasını kalınlaştırıyor olabilir mi ? Ya da 6 ayda bir üzerinden rant sağlanan yamalı asfaltlar gibi üzerimizden geçen silindirler mi bizi böyle paspas ettiler ?
Hep geçmiş zamanlı cümleler kurdum çünkü bütün bu soytarılıklar -Moğol İstilası nasıl son bulduysa- öyle ya da böyle bitecek. Peki biz sonrasında millet olarak hala var olacak mıyız ? Akıl dolu bir çözüm önermeyeceğim : Dolu apartmanların yıkılıp yerine meyvesi bol ağaçların dikildiği bir dünya hayal ediyorum. Akıl dolu bir çözüm öneriyorum : Bu metruk medeniyetin coğrafyasına ağaçlar dikilmeli ve onlar betonları delmeli; beton binaların, mafyavari adamların iş makinelerinin, aptal tabelaların, besmelesiz işlerin içinden geçip büyümelidir. Rasulullah şöyle buyurur : "Kıyametin koptuğunu görseniz ve elinizde bir fidan olsa, o fidanı dikiniz." Diri diri toprağa gömülen bir medeniyet, hangi suçtan ötürü öldürüldüğünü soracağı zaman muhtemelen nükte yapamayacağız ama ben şimdi yapıyorum. Anadolu'nun iyi yanlarını almalıyız, derhal !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder